
Gece yarısı, Cacabey Medresesi'nin kubbesindeki o küçük delikten bakınca hâlâ aynı yıldızlar görünür — sekiz asır önce öğrencilerin gök cisimlerinin yörüngesini hesapladığı yıldızlar. Kırşehir, tarihini vitrinlerde değil hâlâ kullanılan taşlarda ve hâlâ söylenen türkülerde taşıyan nadir şehirlerden biri; kökleri MÖ 3000'lere, Hitit ve Frig'in ardından Pers, Roma ve Bizans'ın sırayla hüküm sürdüğü çağlara kadar uzanıyor.
13. yüzyılda Anadolu Selçukluları döneminde altın çağını yaşayan Kırşehir, tam anlamıyla bir ilim ve irfan yuvası olmuştur. Cacabey Medresesi, Ahi Evran Külliyesi ve Aşıkpaşa Türbesi bu dönemin parlak miraslarıdır. Türk dilinin Anadolu'da edebî bir dil olarak kök salmasında Kırşehirli ozanlar ve düşünürler büyük rol oynamıştır.
Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahmet Gülşehri gibi tarihin en büyük Türk mutasavvıfları bu topraklarda yetişmiş ya da bu topraklarda iz bırakmıştır. "Ozanlar Şehri" unvanı, boş bir övünç değil; tarihin derinliklerinden gelen bir gerçektir.
Osmanlı döneminde stratejik bir güzergah üzerindeki şehir, ticareti ve kültürü canlı tutmaya devam etmiştir. Bugün Kırşehir; müzeleri, termal kaynakları, doğal güzellikleri ve sıcak insanlarıyla özgün bir Anadolu şehri olmayı sürdürmektedir.
KADİROĞLU HOTEL · 📞 0 386 212 12 00
İyi tatiller dileriz 🌟